uzaktaki sevgiliye*
ne kadar sırt çevirirsen çevir, ben hep o sırtın güzelliğine ağlayacağım
uzaktaki sevgiliye*
ne kadar sırt çevirirsen çevir, ben hep o sırtın güzelliğine ağlayacağım
Beni sevdiğim bir insandan ne onun hakkındaki dedikodular, ne aramızdaki mesafeler, ne maddi manevi koşullar uzaklaştırabilir. Eğer o beni yanında görmek istiyorsa ben orada olmanın bir yolunu mutlaka bulurum.
içimdeki bu karanlıkla yaşayamıyorum. gözüme uyku girmiyor. uyanıkken de hayalin gözümün önünden gitmiyor. elimi tuttuğun, saçlarımı, boynumu öptüğün an. unutamıyorum işte. unutulmuyor. yanındayken evimdeymiş gibi hissediyordum, artık evim yok. kollarında iken hayatımdaki tüm belirsizliklerden sıyrılıyordum, şimdi ise o belirsizliklerin arasında kaybolup gidiyorum. ellerimi bırakıyorsun, ellerin soğuk. gözlerime bakıyorsun da onlar da artık hiçbir şey söylemiyor bana, sevgilim. güzel sevgilim. tüm bunlara rağmen o kadar güzelsin ki. hep inkâr ederdin, bana getirirdin lafı. sen güzeldin. sen hep güzelsin. gecenin içinde bile, gecenin en koyu saatlerinde bile güzelsin. çektiğim sigarada, içtiğim kahvede, geceleri düşünürken baktığım tavanda, o sokakta, o caddede, o bankta sen varsın. kokun burnumda. gülüşün aklımdan çıkmıyor. yürüdüğümüz yollar, bana içine sokarmışcasına sarıldığın o sokak, oturduğumuz bank, elimi tuttuğun park. unutamıyorum. sevgilim. hadi bisikletini kap gel rastlaşalım yine bir sokakta. sen yine çaresiz gözlerinle bak bana. -beynim parçalanıyor- her şeyi bırakıp bana batırdığın dikenleri ona bakarken yok edişini de unutamıyorum. kırgınım, gözlerim kan çanağı. bir umut. bekliyorum. bekleyeceğim. kapılarım sana sonuna kadar açık, üstelik gireceğin o kapıdan da elimi uzatıyor olacağım sevgilim.
*sana binlerce kez öleceğim.
